17/5/2007 - HUZUR VE İÇ KARARMASI...
İki akşamdır çok huzurluyum.
Neden mi?
Akşam canım televizyon izlemek isterse ne seyredeceğim,
TV’ den sıkılırsam okumak dışında nası bi aktivitede bulunacağım derdim yok!
Lost’ u aldım ya.
Yok bir daha ki haftayı bekle,
yok bölümü kaçırmamak için tuvalete bile gitme,
yok “ şurayı kaçırdım adam ne dedi sen duydun mu? “ derdi yok.
Kısacası dizileri DVD’ den izlemek gibisi yok.
( ki sinema için aynı fikirde değilim.
filmleri mümkün mertebe sinemada izlerim. )
4 bölüm seyrettim,
geniş geniş.
Yalnız,
henüz herkesin kendini kaptırdığı “ Lost Çılgınlığı “ içinde değilim.
Yani “ 24 “ kadar “ yeni bölümü hemen izlemeliyim “ sıkıntısı yaratmadı bünyede.
Ama etrafımda bu dizinin öyle hastaları var ki,
şimdilik “ du bakaliiii “ pozisyonumdayım tabii.
Sözün özü:
Ne izleyeceğim? derdim yok.
Seyretmekten sıkılınca,
koyuyorum Metal Gear Solid 3’ ü Play Station’ a
- ki çok yeni başladım, henüz başlardayım -
film izleme tadında tatlı tatlı oyunumu oynuyorum.
Yatmadan önce biraz da kitap dergi vs okuyup,
uyuyorum.
Akşamları mutluyum,
gündüzleri bi an önce eve gidebilmek için can atıyorum.
Ne o?
DVD seyredilip, oyun oynanacak.
Ama mutluluk işte,
nerelerden edinileceği belli olmayan bir olgu.
Bu haftaiçi sevgilimle buluşamıyorum,
çünkü her akşam işten sonra eğitimleri var,
üstelik cumartesi de gidecekler,
Lanet!
Ben de cumartesi çalışıyorum zaten!
Bunları düşününce içim kararıyor,
mutlu olma halinden mutsuz olma durumuna geçiş hızıma kendim bile şaşırıyorum.
Bugün penguen günüm.
Alıp,
okuyup,
biraz gülümsemeyi düşünüyorum.
Ama önümde işlerim var şimdi.
Çıkışta da sapığım bekler yine!
Offf yani...
|